TEYDEB başvurusu yapmadan önce nelere dikkat edilmesi gerekiyor? Proje uygunluklarını başvuru öncesinde analiz edilmesi kaynak verimliliği açısından oldukça önemli. 2026-1 çağrısı öncesinde potansiyel başvurular için bir rehber oluşturmasını diliyoruz. Şayet detaylı bir değerlendirmeye ihtiyaç varsa, proje sahiplerini buraya bekliyoruz. ☺️
TEYDEB Başvurusu Yapmadan Önce Proje Fikri Yeniliğinin Önemi
Firmalar çoğu zaman teknik bir geliştirme fikrini doğrudan Ar-Ge projesi olarak görür. Bu yaklaşım en sık yapılan hatalardan biridir. “Müşteri istedi” ya da “ürüne ekleyelim” düşüncesiyle başlayan çalışmalar genellikle günlük geliştirme kapsamındadır. Ekipler bu tür faaliyetleri bilinen yöntemlerle yürütür ve sonucu büyük ölçüde öngörebilir. Çalışma yenilik içerse bile bu durum Ar-Ge niteliği kazandırmaz. Mevcut bir ürünü yeni bir pazara uyarlamak, bilinen bir teknolojiyi farklı bir senaryoda kullanmak ya da mevcut bir çözümü iyileştirmek Ar-Ge sayılmaz. TEYDEB projeleri, sonucu baştan net olmayan çalışmalara odaklanır. Bu projelerde ekipler teknik belirsizlikle karşılaşır, yeni yaklaşımlar dener ve çözüm yolunu süreç içinde şekillendirir. Hakemler “yeni mi?” sorusundan önce “bilinmeyen ne?” ve “hangi teknik riski çözüyorsunuz?” sorularına net yanıtlar bekler.
Hakem bakışıyla basit bir örnek düşünelim. Bir firma, mevcut yazılımına yapay zekâ tabanlı bir tahmin modülü eklemek ister. Geliştirme süreçlerinde belirli veri setlerini kullanmayı planlamaktadır. Bunun yanında ekip literatürde yaygın yöntemler üzerine yoğunlaşmıştır. Bu senaryoda değerlendiriciler, projede teknik belirsizlik olup olmadığına bakar. Bunun yanında projenin varolan bir problemi çözmesi de beklenmektedir. Eğer ekip bilinen yöntemleri uygulamayı planlıyorsa ve sonucu büyük ölçüde öngörebiliyorsa, hakem bu çalışmayı Ar-Ge olarak değil, ürün geliştirme olarak değerlendirir. Hakem için belirleyici olan modülün yeni olması değil, çözüm yolunun araştırma gerektirip gerektirmemesidir.
Bu noktada başvuru sahiplerinin kendilerine şu iki soruyu sormalarını öneriyoruz:
– Çözüm yolunu baştan net tarif edebiliyor muyuz?
– Teknik belirsizliği gerçekten gösterebiliyor muyuz?
Teknoloji Hazırlık Seviyesi Uygunluğu
Başvurularda en sık karşılaşılan reflekslerden biri, projeyi bir üst teknoloji hazırlık seviyesinden yazmaktır. Firmalar bu yolla projeyi daha güçlü sunabileceklerini düşünür. Ayrıca firmalar kimi zaman Ar-Ge Önceliklerinde söz konusu önceliğe uygunluk için de fikrin teknoloji hazırlık seviyesini yüksek gösterebilirler.
Güncel durumda TEYDEB tarafından yayınlanan THS soru setinin kullanımı zorunlu değildir. Projelerin THS beyanı başvuru sahininin insiyatifindedir. Buna karşın gerek hakem ziyaretleri gerekse proje başvurusundaki “Tekniğin Bilinen Durumu – State of Art” bölümü iteratürü ve benzer uygulamaları sorgular. Eğer başvuruda anlatılan çözüm, ilgili THS seviyesinde yaygın olarak kullanılan yöntemlerle örtüşüyorsa, hakem projeyi “zaten yapılmış” olarak değerlendirir. Bu noktada teknik risk ortadan kalkar. THS yalnızca bir seviye numarası değildir; çözüm yolundaki belirsizliği ve araştırma ihtiyacını tarif eder. Projenin gerçek teknik zorlukları, doğru THS seviyesinde konumlandırıldığında anlam kazanır.
THS uygunluğu için firmalar şu soruları sormalı:
– Bu seviyede hangi teknik problemler çözülmemiş durumda?
– Hakem “bu var” deme noktasına gelir mi?
THS Seviyesi ile ilgili değerlendirmelerimize Teknoloji Hazırlık Seviyesi yazımızdan ulaşabilirsiniz.
Proje Ekibi ve İş Planı Uygunluğu
TEYDEB projelerinde hakemler, iş fikrinin yapılabilirliğini iş planı üzerinden; bu planı yürütecek ekibin yeterliliğini ise görev ve zaman dağılımı üzerinden değerlendirir. Değerlendiriciler direkt olarak “haftada kaç saat ayırıyorsunuz?” diye sormasa da ekip dağılımı, görev tanımları ve iş paketi yoğunluğuna dikkat eder. Örneğin aynı kişinin birden fazla kritik rolde yer alması bir risktir. Aynı şekilde Projenin temel araştırma alanını, yeni alınacak bir personele bırakmak doğru bir planlama değildir.
Bunun yanında zaman planı gerçekçi olmayan projelerde teknik riskten çok yürütme riski öne çıkar. Bu durumu hakemler çoğu zaman raporlarına yazmaz, ancak projenin genel inandırıcılığını zayıflatır. TEYDEB projelerinde ekip ve zaman konusu sorgulanmadığında değil, metnin kendi içinde tutarsızlaştığı noktada sorun yaratır.
Proje Çıktısı Ticarileşir mi?
Ancak şu soru genellikle arka planda kalır: Bu proje sonunda ortaya çıkacak ürün satacak mı? Bir Ar-Ge çalışmasını başarıyla tamamlamak, ürünün pazarda karşılık bulacağı anlamına gelmez. Teknik açıdan güçlü pek çok proje, ürünleşme ve müşteri ihtiyacı yeterince düşünülmediği için ticarileşme aşamasında zorlanır. Bu nedenle başvuru öncesinde yalnızca “yapabilir miyiz?” sorusunu değil, “satabilir miyiz?” sorusunu da açıkça sormak gerekir.
Proje Yazımında Üretken Yapay Zeka Kullanımnı
Son dönemde firmalar proje metinlerini hazırlarken yapay zekâ araçlarını daha sık kullanıyor. Bu araçlar metni hızlandırır ve düzenlemeyi kolaylaştırır. Ancak ekipler proje kurgusunu tamamen yapay zekâya bıraktığında risk oluşur. Yapay zekâ çoğu zaman genel ifadeler üretir ve projeye özgü teknik belirsizlikleri ayırt edemez. Hakemler metnin akıcılığına değil, projeye özel kararların ve risklerin netliğine bakar. Bu nedenle ekipler yapay zekâyı yardımcı bir araç olarak kullanmalı; proje fikrini, yöntemi ve stratejik çerçeveyi kendileri oluşturmalıdır.
Konuyu önemseyen TEYDEB geçtiğimiz günlerde proje başvuru ve değerlendirme süreçlerinde üretken yapay zeka kullanımının sınırlarını belirleyen bir kılavuz yayınladı. Kılavuza paralel olarak 2026-1 dönemi başvuru dokümanına ÜYZ kullanımına ilişkin etik ve sorumluluk beyanı eklendi.

Bu konuyu Yapay Zeka İle Proje Hazırlama ve TÜBİTAK Kullanım Rehberi yazımızda incelemiştik.
Değerlendirme Sürecinin Etkisi
Değerlendirmeler yalnızca başvuru dokümanı üzerinden yapılmıyor. Süreçte, alan uzmanı hakemler projeyi teknik içerik, yöntem ve risk başlıkları üzerinden okur. Proje, anlatım gücünden çok teknik tutarlılığıyla ayakta kalır. Hakemler metnin akıcılığı ile ilgilenmemekte. Onlar için proje boyunca izlenecek yolun netliği ve teknik kararların gerekçesi daha önemli. Bu nedenle TEYDEB projelerinde iyi bir dil, doğru bir kurgunun yerine geçmez; yalnızca onu destekler.
Değerlendirme süreciyle ilgili diğer hususlara TÜBİTAK TEYDEB Projeleri Değerlendirme Süreçleri yazımızdan ulaşabilirsiniz.
TEYDEB başvurusu, yalnızca bir Ar-Ge fikrini değil, aynı zamanda bir ürün fikrini de test eder. Bu nedenle TÜBİTAK TEYDEB başvurusu yapmadan önce “nasıl geliştiririz?” sorusuyla birlikte, ürünün kime, hangi ihtiyacı çözerek satılacağını da düşünmek gerekir. Bu sorulara baştan verilen net yanıtlar, hem başvuru sürecini hem de projenin devamını daha sağlıklı hale getirir.
TEYDEB Başvurusu yapmadan önce proje fikrinizin uygunluğunu ücretsiz değerlendirebiliriz! Ücretsiz online görüşme için tıklayın!